istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
istanbul etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Nisan 2012 Salı

Bahçe çalışmalarımız başladı (5)

Pazar gününün ilk çalışmalarını önceki yazımda paylaşmıştım.
Şimdi bahçemizde devrim niteliğinde bir kararla orman ve çim bölümü ayırma operasyonumuzdan bahsetmek istiyorum.

Evimiz 2 dönümlük bir arazide. Bunun 1,5 dönümden fazla kısmı ağaçlarla kaplı. Geri kalan yerde çim alan, ev ve atölyemizi kuracağımız henüz balta girmemiş bir bölüm var. Amacımız her bir bölümü özel kılmak ve farklı yaşam alanları yaratmak.

Bunun için çim ve ormanı birbirinden bariz biçimde ayırmak için şimşirde karar kılmıştık. Ancak bahçe konusundaki yardımcımız Kamil Bey'in önerisiyle maliyeti çok düşük ve bakımı kolay olan ligustrumda karar kıldık. Zira bahçe kesinlikle ev gibi değil. Sürekli bakım ve yatırım istiyor. Ve biz bu yılki istihkakımızı doldurmak üzereyiz.


Fiyat vermekte sakınca görmüyorum, ligustrum fidanının fiyatı gün itibariyle 1,5 TL. Ancak oldukça dar olduklarından 40 metrelik çit için 275 fidan ve 100 çuval toprak kullandık. Gübre burada da çok önemli olduğundan toprak seçimini de buna göre yaptık.

Ligustrum nasıl dikilir?

Ligustrum dikiminin püf noktası zigzag şeklinde ilerlemek. 20 santimetre derinliğinde açılan çukurda bir sağ, bir sol şeklinde dikilirse daha hızlı çit halini alıyor. Pazar günkü problemimiz ise hava kararana kadar cansuyunu verememiş olmamızdı. Ancak arkasından bastıran yağmur bize yardımcı oldu.

Her ne kadar klasik bahçe uzmanları  cansuyunun çok önemli olduğunu ve o şiddette yağan yağmura rağmen verilmesi gerektiğini söylese de bu bana bir ritüel hatta bir batıl inanç gibi geldi. Birkaç gün sonra kimin haklı olduğunu da göreceğiz.

Başka neler yaptık?

Bir yandan ekim-dikim işleri yaparken diğer taraftan bahçe düzenlemesi ile ilgili de ilerleme kaydetmemiz gerekiyordu. Bunun için Öykü çok çalıştı.
  • Zakkumlar sökülerek başka bir zamanda, başka bir yerde tekrar dikilmek üzere ayrıldı.
  • Evin inşaatı sırasında kullanılan su deposu evden ve terastan görülmeyecek şekilde bahçenin uzak bir noktasına gizlendi.
  • Küçük saksılarda ama bahçede duran çiçekler belli bir sırayla ekildi.
  • Tik ağacından yer döşemesi kullanılarak evin girişinde bir oturma ve 'eşinin hazırlanmasını bekleyen koca' alanı yaratıldı.
  • Eve uzak bahçe duvarlarında sarmaşık sardırılacak yerler belirlendi ve ipleri hazırlandı.

Bahçe çalışmalarımız başladı (4)

Bahçemizde en kısa sürede misafir ağırlamak için çalışmalarımız tam gaz devam ediyor. Her hafta sonu ve fırsat buldukça hafta içi toprak, çiçek ve böcek ile haşır neşir oluyoruz. Yağmur biraz engellese de serin hava şartları kolaylaştırıyor.

Pazar gününün aktivitesi ligustrumları dikmek ve bahçede budama yapmaktı. Tabii ki, ağaçlar uzun zamandır ilk kez budanacağı için bir profesyonele, Kamil Bey'e danıştık. 1 tam günde tüm bahçeyi bitirebileceğini öğrenince de hemen el sıkıştık.

bahce-calismalari-devam-ediyor








Bir sonraki budama sırasında incelikleri öğrenir ve ağaçlara çocukluğumdaki gözükaralıkla tırmanmayı başarabilirsem budama işini de tek başıma hallederim.

Budama sırasında bahçemizi keşfetme imkanı da bulduk.
  • Az sayıda olduğunu sandığımız fındık ağaçlarımızın 14 tane olduğu
  • Erik ağaçlarının yabani olduğu ve 1-2 ay içinde aşılama yapılırsa 'evcilleşeceği'
  • Yılan ve akreplerin kolaylıkla saklanabileceği alanlar olduğundan eve yakın bahçe duvarlarına sarmaşık sardırılmaması gerektiği 1 günde aldığımız tüyolardan bazıları.
Ayrıca zakkumun zehirli yaprakları olması sebebiyle, özellikle küçük çocukların yaşadığı evlerde ekilirken dikkatli olunması ve hatta hiç ekilmemesi gerektiği de kısa vadedeki planlarımız açısından önemli bir detaydı.

Günün devamı bir sonraki yazıda...

30 Mart 2012 Cuma

Bahçe çalışmalarımız başladı (3)

Bahçemiz güzelleştikçe içimizdeki çalışma şevki de artıyor. Kısır döngü denir ya, işte onun tam tersi. İşten eve döndüğümde artık bitkin bir vaziyette koltuğa yığılmak yerine kendimi bahçeye atmaya çalışıyorum.

Hafta içi ağaçlarımız geldi ve cansuyu verildi, artık bahçemizi yoldan ayırdık. Seramik ustası geldi ve taşlarımız düzeltildi, artık kusursuza yakın bir terasımız var. İşin fonksiyon kısmı büyük oranda bitti. Peki ya güzellik, hoşluk?

O kısımda da tabii Öykü'nün dediklerinin peşinde ilerliyoruz. Bu hafta durağımız Bauhaus oldu. Daha önce bahsettiğim gibi Salı sabahları yepyeni çiçekler geliyor ve profesyonellerin de uğrak yeri olduğundan çok uzun süre dayanmıyor. Hafta içi uğrayabildiğimizden kendimizi şanslı sayabiliriz.

Bahçeyi, terası ve evi çiçeklerle donatabilmek için birçok seçeneği değerlendirdik.
  • Pencere önüne koymak ve yemekler için tazecik kullanmak için biberiye,
  • Terastaki masaları donatmak bu arada kokusundan faydalanabilmek için çok açık renk gül,
  • Salonda kullanmak ve mağaza mağaza kesme çiçek aramamak için saksıda lilyum,
  • Önceki turda aldıklarımızla uyum sağlaması için canlı renklerde sardunya aldık.
Ekimini ise hemen gerçekleştirdik. Sulamaya da başladık.
Artık misafirlerimizi daha güzel bir bahçe karşılayacak.

Bahçe çalışmalarımız başladı (2)

Beykoz Görele'deki evimizin bahçesindeki çalışmalarımız son sürat devam ediyor. Listeyi sizinle paylaşmış ve ilk etaptaki çalışmalarda neler yaptığımızı anlatmıştım. Aynı hevesle, Öykü'nün hafta boyunca evde olmasını da fırsat bilerek çalışmalara hafta içi de devam ettik.

Randevulaştığımız gibi Beykoz Fidanlığı'ndan Kamil Bey ağaçları dikmek üzere geldi. Biz tüm gün çalışacağını, "gözü gibi bakacağı" ağaçların her birini sakınarak dikeceğini düşünürken, yılların verdiği deneyimle işi öğlen olmadan bitti. Biz yevmiyeyi vermiş ancak kendisini tam gün tutamamış olduk. Artık budama için geldiğinde hesaplaşırız.

Neyse ki yardım etmek üzere gelen arkadaşla birkaç saat çalışma fırsatı bulduk. Önceki gün ağaçların dikileceği çukurları kazdığından işimizi de hızlandırmıştı. Bu arada aklınızda bulunsun, saksıdaki servileri dikmek için 50 cm genişliğinde ve 40 cm derinliğinde çukurlara ihtiyacınız var. Ayrıca ne kadar kaliteli ve gübre oranı yüksek toprak kullanırsanız fidanların tutma ihtimali de o kadar artıyor.

beykoz-bahce

Sonraki aşamada bahçede yıllardır balta girmemiş bölümden başlayarak yabani otlardan, içinde yürünmez hale gelen çalılardan arınma işlemini başlattık. Çıkan 60'tan fazla çöp torbasını attığımızda hafriyat sanarak almayacak çöpçüleri atlatmak için 1 haftaya yaymak gerektiğini fark ettik.

Bahçe ve teras düzenlemesindeki bana en çok moral veren gelişme ise taşlarımızın düzeltilmesi oldu. Aşırı soğuklar ve don nedeniyle yerinden oynayan, dökülen seramiklerimiz yeniden yapıştırıldı. Eve geldiğimizde bizi artık güzel bir teras karşılıyor.

27 Mart 2012 Salı

Beykoz'da kahvaltı için nereye gidilir? Göksu Cafe

Haftasonu bahçe çalışmalarından önceki durağımız sıkı bir kahvaltı için Göksu Cafe oldu. Göksu Deresi'nin Boğaz ile birleştiği noktadaki bu mekanı şans eseri, arabamızı Sabancı Öğretmenevi'nin sokağına park ederken gördük.

Boğaz'ın iyi bakılmış köşklerine bitişik, çam ağaçlarının gölgesindeki Göksu Cafe'ye aslında ilk olarak cumartesi günü gittik. Ancak hem hizmetten hem lezzetten çok memnun kaldığımız için pazar günü de hiç tereddüt etmeden bir kez daha uğradık.

Anadoluhisarı'na bitişik sokaktan denize doğru indiğinizde önüne çıkıyorsunuz. Ulaşım oldukça kolay, üstelik aracınızla gitseniz dahi tam önünde park yeri bulmakta zorluk çekmezsiniz.


Bilmeniz gerekenler

Göksu Cafe'nin çok sayıda masası yok. İçeride veya dere kenarındaki balkonda yer alan 10 kadar masadan birine oturabilirsiniz. Ancak saate önem vermenizde fayda var. Saatlerin ileri alındığı gün gitmiş olmamıza karşın sabah 9'da (yani eski saatle 8) yedi masanın dolmuş olduğunu fark ettik.

8 kişilik geniş aile, fotoğrafçı bir çift, küçük çocuklarıyla gelmiş bir aile, orta yaşın üzerindeki 2 kadın gibi oldukça farklı müşteri profili bir arada olduğu için herkese gönül rahatlığıyla önerebilirim.

Fiyatlar birçok cebe uygun gelecektir. Yanında sıcak bir seçenekle 2 kişiyi gayet rahat doyuracak bir kahvaltı tabağı var. 5 çeşit peynirin tamamı oldukça lezzetli.

Göksu Cafe
Riyaziyeci Çıkmazı, No:5 Anadoluhisarı Beykoz
Tel: 0216 332 16 37
http://www.goksucafe.com

25 Mart 2012 Pazar

Bahçe çalışmalarımız başladı (1)

Daha önce bahsettiğim bahçe çalışmalarına güzel havayı da fırsat bilerek hemen başladık. Kayınvalidemin ön ayak olması, eşim Öykü'nün günlerdir bilenmiş olması ile sabah erkenden evden kaçtık. İlk adresimiz Göksu Deresi'nin denize kavuştuğu noktadaki Göksu Cafe oldu. Zira açlık hiçbirimizi olumlu etkilemiyor.

beykoz_fidanligi

Mükellef bir kahvaltının ardından soluğu Beykoz Fidanlığı'nda aldık. Haftanın her günü açık olan fidanlık, çiçek, fidan ve ağaç satışı yapıyor. Yanı sıra tarımsal destek almak isteyenlere yardımcı oluyor. Bahçıvanlar işinin ehli ve çok yardımcı. Bizim muhatabımız tesadüf eseri Kamil Koç isimli bir bahçıvandı.

Bahçe duvarı ile yolu ayırmak için hangi ağaçların işe yarayacağını sorduk. Aklımızda mezarlık servisi vardı. Serviden başka bir de limon servi önerdiler. Her metreye 1 tane dikilirse 1 sene içinde yolla bağlantımızın tamamen kesileceği söylendi. Aklımızdakinden şaşmadık ve 40 tane fidan seçtik.


Servi dikerken bilmeniz gerekenler

Kamil Bey sağolsun 1-2 gün içinde nakliyesini de ayarlayarak dikim için gelecek ve fidanların cansuyunu verecek. Kendisinden öğrendiğimiz tüyoları sıraladım:
  • Topraktan sökülecek fidanlar yerine bir süredir saksıda olan fidanları seçin. Böylece tutma ihtimali artar. Aklınızda olsun saksıdakilerin fiyatı biraz daha yüksek.
  • Fidanların separatör görevi görmesine hemen ihtiyacınız varsa 50 santimetre, zamanınız varsa 1 metre arayla dikim yapın.
  • Duvar dibine dikecekseniz fidana büyümesi için yer bırakmak için en az 30 santimetre pay bırakın ve duvardan açın.
  • Her fidan için 30 santimetre genişliğinde, 40 santimetre derinliğinde çukur açın.
  • Toprak olarak bol gübreli, mümkünse koyun gübreli bir toprak alın. Ne kadar kaliteli toprak o kadar sağlıklı fidan. Her bir fidan için 1 çuval toprak gidiyor.
  • Dikim zamanı erken ilkbahar ayları. Gecikseniz bile havaların çok sıcak olmadığı aylara kadar süreniz var. Günlük sulama çok önemli.
  • Budama için profesyonel destek alabileceğiniz gibi eğer ekipmanınız varsa kendiniz de işe koyulabilirsiniz. Budama ağacı gürleştiriyor.

23 Mart 2012 Cuma

Bahcemizde neler yapmamiz gerekiyor?

Posted via iPhone

Beykoz'da bahceli eve tasininca buldumcuk olmayip acilen harekete gecmek ve bir plan cercevesinde calismak gerektigini dusundum.

Asagidaki listeyi tamamladigimizda artik kendi yagimizla kavrulup huzura erecegimiz gune yaklastigimiza kanaat getirecegim.

Tasinir tasinmaz yaptirdigimiz seramikler cok soguk gecen kisa dayanamadi ve bir kismi dokuldu. Elden gecirilip tekrar yapistirilmasi gerekiyor.

2 donum bahcenin buyuk bolumu agaclarla kapli. Kalan yerlerde atolyemizi insa ettikten sonra tarim yapmayi planliyoruz. Toprak dokturdukten sonra kapisini calacagim kisi bu isin okulunu okumus olan mektepten kardesim Selen Caglayik Eloglu olacak.

Cicek ekmeye baslamak istiyoruz. Aklinizda olsun, ucuz tohum ve cicegin adresi, eger erken saatlerde ugrayabilirseniz, Sali sabahi Bauhaus'tur. Burasi her cins cicek icin profesyonellerin de tercihi.

Tesisattaki kacaklari tespit etmek sulama sistemini kurmak elzem. Tasarruf bir yandan, ergonomi diger yandan bastiriyor. Kuyu suyunu analize gonderip turlu isler icin kullanmaliyiz.

Ilaclama mevsimi geldi. Zaten karinca, orumcek vazgecilmezimiz. En azindan zararlilardan temizlenip bahcede bir oturma duzeni kurabiliriz.

beykoz_erik_agaci
Konfor?

Arkadaslarimizin da yararlanabilmesi icin 90 metrekarelik terasimiz isler hale gelmeli. Bunun icin dis mekan oturma grubu bakim istiyor. Ince bir zimpara, mobilya yagi ile bu sorunun da ustesinden gelecegiz.

Kayinvalidemin maddi destegi ile ilk etabini atlattigimiz bahce aydinlatmalarini tamamlama zamanidir. Philips ile bu isi de cozeriz gibi geliyor.

Vakit isbasi yapma vaktidir.

21 Mart 2012 Çarşamba

İstanbul'da geçinmek için ne kadar para gerekir?

Bu yazı diğerlerinden daha öznel ve daha tartışılabilir olacaktır. Zira kendi beklentilerimi, üstelik kısa vadede ve çok da uzun olmayan bir süre için (5 yıl) geçerli.

Yazıyı okurken 'yok artık daha neler' diyebilirsiniz. Her bir kalemdeki miktar sizi az veya çok olması nedeniyle şaşırtabilir. Ancak bazı kalemlere henüz yaşamadığım için tamamen tahmin yoluyla ulaştım. O nedenle hatam olacaktır.

Ben 30, eşim Öykü 31 yaşında. Yakında çocuk sahibi olmayı planlıyoruz ve gelir-gider tablomuzu buna göre şekillendiriyoruz. Şimdi kalem kalem hangi işe ayda ne kadar para gider şeklinde yaptığımız listeyi sizlerle paylaşıyorum.

  • Öykü'nün özel sağlık sigortası; yıllık 2700 TL üzerinden aylık 225 TL (Bu sağlık sisteminde zorunlu).
  • Özgür'ün özel sağlık sigortası; işyerim tarafından karşılanıyor.
  • Çocuğumuzun özel sağlık sigortası; yıllık 2700 TL üzerinden aylık 225 TL (Bu sağlık sisteminde zorunlu).
  • Çocuğun giderleri (okul dönemine kadar); 500 TL (Aslında fikrim yok, ortalama bir değer).
  • Öykü'nün cep telefonu faturası (Turkcell); 80 TL (Turkcell farkı).
  • Özgür'ün cep telefonu faturası (Vodafone); 70 TL.
  • Ev telefonu; 25 TL (Kullanılmıyor, sadece internet için gerekiyor).
  • İnternet (ADSL); 55 TL (Temel işlerimizi karşılayacak en düşük paket).
  • Yakıt (Doğalgaz); 400 TL (Ev bahçeli ve 2 cephesi duvar değil, cam. Farklı binalarda bu düşebilir).
  • Digitürk; 55 TL (Film paketi var. Temel paket çok daha ucuz, ayrıca her zaman KabloTV seçeneği var).
  • Mutfak giderleri; 1000 TL (Evden eve en büyük değişiklik burada olur sanırım. Yeni yemekler denemek için bazen ipin ucunu kaçırdığımız oluyor).
  • Dışarıda yemek (1 kez haftaiçi, 1 kez haftasonu); 750 TL (Haftaiçi bir gün de yemek yapmayalım, haftasonu bir akşam arkadaşlarla bir yerlerde oturalım).
  • Alışveriş; 250 TL (Bunun içine her şey giriyor aslında. Biraz az mı oldu ne?).
  • Benzin; 400 TL (Peugeot 307 farkı).
  • Su; 100 TL.
  • Elektrik; 100 TL.
  • Motorlu Taşıtlar Vergisi; yıllık 360 TL üzerinden aylık 30 TL.
  • Öykü'nün SSK primleri; 250 TL.
  • Özgür'ün yol parası; 200 TL (140 TL aylık Akbil, 60 TL minibüs).
  • Tatil (yurtiçi); 300 TL/aylık (9 günlük bir yurtiçi tatilindeki tüm harcamalar).
  • Tatil (yurtdışı); 750 TL/aylık (9 günlük bir yurtdışı tatilindeki tüm harcamalar).
  • Birikim; 1000 TL (Çocuk eninde sonunda büyüyecek, şimdi olmazsa ne zaman?).
Toplamaya çok korkuyorum ama işte bilanço; ayda kazanılması gereken para  6765 TL.

Ekstralar;
  1. Peki ya evimiz kira olsaydı? (+1500 TL).
  2. Peki yurtdışına kaçamak yapmak isteseydik? (+200 TL/aylık).
  3. Ya ben kendi işimi yapıyor olsaydım? (+250 TL SSK, + 225 TL/aylık Özel sağlık sigortası)
  4. Haftada 3 kez dışarı çıksaydık?
  5. Dışarı çıktığımızda dağıtacak kadar çok içmek isteseydik?
  6. Ev telefonumuzu kullanıyor olsaydık?
  7. Cep telefonumuzdan ayrılamasaydık?
  8. Daha büyük bir araba kullansaydık?
  9. Ya pahalı zevklerimiz olsaydı?